Serebral Palsi Tedavisinde Yeni Bir Adım: Botulinum Toksin
Serebral Palsi nedir, nasıl tanımlanır?
Gelişmekte olan beyinde doğum öncesi, doğum sırasında ve sonrasında zedelenme sonucu gelişen ilerleyici olmayan, ancak yaşla birlikte değişebilen, hareketi kısıtlayan kalıcı motor işlev kaybı, postür ve hareket bozukluğudur. Halk arasında spastik çocuk olarak adlandırılır.
Motor geriliğe sıklıkla görme, işitme, algılama ve iletişim sorunları, davranış bozuklukları ve konvülsiyonlar (havale, nöbet) eşlik edebilir.
Serebral Palsiye eşlik eden sorunlar nelerdir?
Serebral palsili çocukların bir çoğunda zeka normaldir. Gelişme geriliğine beslenme problemleri eşlik eder, bu çocuklar genellikle iştahsızdır ve kusma eğilimindedir. Konvülziyon (havale) ve epilepsi çocukların üçte birinde görülebilmektedir. Görme ve işitme sorunları gözden kaçırılmamalıdır. Görme kusurları veya şaşılık çocukların yarısında vardır. Uyku bozuklukları çocuğun ve ailenin yaşam kalitesini etkilemektir. Konuşma bozuklukları sık olarak karşımıza çıkar. Her sorun ayrı ayrı ele alınmalıdır.
Aileler hangi belirtiler konusunda dikkatli olmalıdır?
Genellikle bir sorun olduğunu ilk fark eden kişi annedir. Çocuğun diğer çocuklardan yavaş geliştiğini fark eder. İlk 1 ay içinde emme güçlüğü, tiz sesle ve çok ağlama, huzursuzluk, uyarılara yanıt vermeme ve havale geçirme, 3 ayda başını tutamama, elini devamlı yumruk şeklinde tutma, 8 ayda dönememe, oturamama, bastırıldığında bacaklarda çaprazlama, 10 aylıkken emekleyememe, 12–15 aylar arasında yürüyememe önemli belirtiler arasındadır.
Erken tanı egzersiz programının erken başlamasını sağlar, böylece kalıcı eklem sorunları oluşması önlenebilir.
Serebral Palsili çocuğun tedavisinde amaçlar nelerdir?
Serebral Palsili çocuğun rehabilitasyonunda en önemli hedefimiz çocuğa maksimum bağımsızlığının kazandırılmasıdır. Normal bir çocuğun gelişiminde olduğu gibi önce yatak içinde dönme, oturma, emekleme, diz üstünde durma, daha sonra ayakta durma, yürüme ve koşma gibi aktiviteler hedeflenir. Günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığını sağlamak, gelişebilecek ikincil sorunları önlemek ve cerrahiyi ideal yaşa kadar geciktirmek diğer amaçlar arasında sayılabilir. Genel bir değerlendirme ile 2 yaşından önce oturan bir çocuğun yürüme potansiyelinin yüksek olduğunu söyleyebiliriz. 4. yaşından sonra oturamıyor ise yürüme şansı daha düşüktür. Rehabilitasyonu olumsuz etkileyen sorunların başında spastisite gelmektedir.
Spastisite ne tür sorunlara yol açar?
Spastisite kasların istemsiz kasılması ve gevşeyememesi olarak tanımlanabilir. Beyin ve omurilik yaralanmalarında oluşur. Bacaklardaki spastisite ayak bileği, diz ve kalça eklemlerinde sorunlara yol açarak hastanın yürüme potansiyelini olumsuz etkiler. Aşırı spastisiteye bağlı olarak kalça çıkığı gelişebilir. Tüm serebral palsili çocuklarda 6–12 aylık aralar ile kalça röntgeni çekilmelidir. Kollardaki spastisite ise omuz, dirsek, el bilek ve parmak fonksiyonlarını bozarak çocuğun günlük yaşam ve oyun aktivitelerine katılımını zayıflatır.
Spastisite tedavisinde nelerden yararlanılır?
Serebral Palsili çocukta beyindeki hasarı iyileştirecek bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Ancak spastisite gibi gelişimi ve rehabilitasyonu olumsuz etkileyen sorunların çeşitli tedavi yöntemleri vardır. Öncelikle mümkün olan en erken dönemde egzersiz programına başlanmalıdır. Eklemleri normal pozisyonda tutan hafif plastik cihazlardan yararlanılmalıdır. Kaslarda gevşemeyi sağlayan ilaçlar kullanılabilir. Ancak bu ilaçlar genel bir gevşeme yaptığı için dozu çocuğun kilosuna ve durumuna göre ayarlanmalıdır. Ayrıca özellikle bölgesel, fokal kasılmaların hakim olduğu durumlarda botulinum toksin (Botox veya Dysport) enjeksiyonundan yararlanılabilir.
Botulinum toksini nedir, kimlere ve ne amaçla uygulanır?
Botulinum toksini bir bakteriden elde edilen ve uyarının sinirden kasa geçişini engelleyen protein yapıda bir maddedir. Botulinum toksini insanlarda 1980’lerden beri kullanılmaktadır. İlk kullanım alanı şaşılıktır. Yirmi yıla yakın süredir Serebral Palsi tedavisinde Avrupa’nın birçok ülkesinde kullanımı onaylanmıştır. Diğer kullanım alanları göz, yüz, boyun ve ellerde oluşan istemsiz kasılmalar, distoni, tikler, yazıcı krampı, aşırı terleme, salya kontrolü, ağrı tedavisi ve kozmetik amaçlı kullanımdır. Estetik amaçla kullanılan ürünle spastisite tedavisinde kullanılan ürün aynıdır. Etkisi geçicidir, 3-6 ay içinde sinirden kasa ileti yeniden başlar ve tekrar kasılmalar görülebilir. Direnç gelişmemesi için 3 aydan önce tekrarlanmamalıdır. 18 aylıktan küçük çocuklarda tercih edilmez.
İşlevleri olumsuz etkileyen ve eklemlerde tutukluğa, kaslarda kısalmaya neden olabilecek kasılmalar varsa, çok sayıda kas grubu etkilenmemişse botulinum toksin tedavisi tercih edilmelidir. Ayaklarda parmak ucuna ve içe basma, dizler bükük yürüme, bacaklarda makaslama ve çaprazlama spastisiteye bağlı en sık görülen sorunlardır ve botulinum toksin enjeksiyonundan yarar sağlanır.
Spastik kasların gevşetilmesi ile oturma dengesi artar, makaslama yürüyüşü azalır, dizlerini daha düz tutabilir ve taban basmaya başlar. Ayakta durma ve yürüme süresi artar. Kollardaki spastisite hastanın elini kullanmasını, kavramasını engelliyorsa botulinum toksinden yararlanılabilir.
Etkinlik enjeksiyondan sonra 1–2 gün içinde başlar, 15–20 gün içinde maksimum düzeye ulaşır ve etki 3–6 ay devam eder. Bu süre sonunda enjeksiyonun tekrarı gerekebilir. Enjeksiyondan sonra yoğun fizik tedavi rehabilitasyon programı devam etmelidir. Pozisyonlama, cihaz kullanımı ve egzersiz uygulamaları enjeksiyondan sonra kolaylaşır. Yürüme potansiyeli olmayanlarda ise günlük bakımı kolaylaştırır ve ağrıyı azaltır. Cerrahiden önce operasyonun yararını değerlendirmek için uygulanabilir. Ayrıca cerrahi düşünülen hastalarda ideal yaşa gelene kadar kaslarda gevşeme sağlanabilir.
Botulinum toksini nasıl uygulanır?
Çocuğun kilosuna ve gevşetilmesi planlanan kasların büyüklüğüne ve sayısına göre verilecek ilaç dozu hesaplanır. Enjeksiyon seçilmiş kaslarda kasın motor noktasına uygulanır. Kas seçiminde görsel hareket analizi, bazen de seçilmiş komplike olgularda komputerize yürüme analizinden yararlanır. Botulinum toksin uygulanması aşı uygulamalarına benzer. Tolere edemeyen çocukların sakinleştirilmesi veya uyutulması gerekebilir. Uygulama sonrasında cihazlama ve aktif egzersiz programları etkinliği arttırır.
Tedaviden önce hasta ve ailesine yeterli bilgi verilmelidir. Tedavinin amaçları ve gerçekçi beklentiler konusunda hekim, hasta ve ailesi fikir birliği içinde olmalıdır. Uygulama spastisite tanı ve tedavisinde yeterli deneyime sahip hekimler tarafından yapılmalı, tedavinin sonuçları değerlendirilerek uzun vadeli plan yapılmalıdır. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa, başarı sansı o kadar yüksektir.
Spastisite tedavisi uzun ve zorlu bir süreçtir. Botulinum toksin bu süreçte uygun bir aşamada ve akılcı beklentiler doğrultusunda kullanıldığı zaman önemli bir tedavi seçeneğidir.
Botulinum toksin enjeksiyonunun yan etkileri var mıdır?
Nadir olmakla birlikte botulinum toksin uygulamasının yan etkileri ve riskleri vardır. Enjeksiyon sonrası ağrı, ateş, grip benzeri tablo, idrar sıklığında artma gibi belirtiler olabilir, bu yan etkiler sık görülmez ve genellikle birkaç gün içinde ortadan kalkar. Enjeksiyondan sonra kaslarda gevşeme ile birlikte kuvvetsizlik olur. Nadir olarak yeni duruma adapte olana kadar yürüme güçlüğü olabilir, adapte olduktan sonra fonksiyonel yarar gözlenir. Birkaç olguda sistemik yan etki olduğu bildirilmiştir.