HABERLER
DEV KAMPANYA : ÜLKEMİZDE YAYGIN OLARAK KULLANILMAYA BAŞLANILAN UZAY TERAPİ SİSTEMİ İÇİN '' TÜM ÖZEL EĞİTİM KURUMLARINDA KURULMASI AMACI İLE '' DEV KAMPANYA BAŞLATILMIŞTIR. TEL: 0.541.541.2639 (2010-07-15)
UZAY TERAPİ SİSTEMLERİ KURULU KURUMLARDAKİ FİZYOTERAPİST ARKADAŞLARIMIZA KURUMLARINDA EĞİTİM PROGRAMLARIMIZ BAŞLAMIŞTIR. TEL: 0.541.541.2639(2010-07-15)
SİTE İÇİ ARAMA
ÜYE GİRİŞİ
Serebral Palsynin Seyri

Hastalığın seyri
Takıp ve tedavının amaçları
Sp açısından risk faktörlerini taşıyan bebekler doğum sonrası erken dönemde nöromotor gelişim geriliği açısından izlenmelidir. Riskli bebek
Grubuna giren bebekler şunlardır:
— düşük doğum ağırlığı (<2500 gr)
— erken doğum (<36 hafta)
— zor doğum, müdahaleli doğum
— düşük apgar skoru
— neonatal hiperbilüribinemi
— çoğul gebelik

Gerçek anlamda sp tanısı ancak bebek 12 aylık olduktan sonra konabilirse de 2 yaşından önce kesin karara varmaktan kaçınmak gerekir.
Çocuk büyüdükçe başlangıçtaki nörolojik tablo da merkezi sinir sistemi gelişmesine paralel olarak değişir. Dolayısıyla bu dönemde uygulanan
Tedavi amaçlı girişimlerin etkinliğini kanıtlamak mümkün değildir. Bazı olgular nöromotor yönden giderek gelişir ve klinik sorunlar kendiliğinden
Azalır. Birçok olguda ise nöromotor gelişim geriliği belirginleşir ve çocuk giderek sp tiplerinden birine uyar. Merkez sinir sistemi gelişiminin
3–6 yaşlar arasında plato çizmesiyle klinik tablo yerleşir. Bu nedenle tedavi gereksinimlerini belirlemek ve özellikle cerrahi tedavi planını yapmak ancak 4–5 yaşından sonra olasıdır. Çocuk büyüdükçe deformiteler ve hareket güçlüğü gelişimi engeller, akranları ile arasındaki fark belirginleşir.
Bağımsız ambülasyon genellikle 2–7 yaş arası kazanılabilir. Ağır mental retardasyonu olmayan spastik hemiplejik ve diplejikler sp’lerin çoğu yürüyebilir, uygun tedavi ile zamanla toplum içinde bağımsız ve üretken bireyler olabilirler.
Sp’li çocukta prognoz ve tedavi önceliklerini belirlerken aile ile birlikte
Karar verilmelidir.
Çoğul gebelik sp risk faktörlerinden biridir. tüm vücut tutulumlu çocuklar ise yardımcı cihazlar, özel ev düzenlemeleri ve çoğunlukla sürekli bakım gerektirirler. Tıbbi sorunları için uygun tedavi gören ve ailesi tarafından iyi bakılan spastik diplejik ve hemiplejik çocuklarda yaşam beklentisi önemli oranda normale yakınken diğer tutulum tiplerinde daha kısadır. Sp’li çocuklar eskiden ev ortamında bakılırken bu konudaki toplumsal bilincin yükselmesiyle son onyıllarda giderek toplum hayatına katılmaya başlamışlardır.
Bu hastalarla başlangıçtan beri uğraşan hekim ve fizyoterapistler tedavi için harcanan zaman ve emeğin çoğu zaman beklendiği kadar olumlu sonuç vermediğini üzülerek görmektedirler.
Çocukluk ve önergenlik yılları boyunca yıpratıcı yoğunlukta ve yararı kanıtlanmamış terapiler uygulanan çocuklarda ergenlik dönemi ve erişkinlikte ruhsal sorunlar sıklıkla gözlenmektedir.
Sp’li çocuk büyüyecek ve sp’li bir erişkin olacaktır. Toplum hayatında engelli olmanın yarattığı ciddi sorunları göğüsleyerek yaşaması gerekecektir. Sp’li birey fonksiyonel kapasitesinin yetmediği işlere zorlandığı zaman veya sosyal yaşamdan dışlandığında anksiyete nörozu ve
Depresyon gelişerek bağımsızlığı daha da çok engellenir. Tüm bu sorunlar göz önünde bulundurularak sp’li olgunun gereksinimleri doğrultusunda
Tedavi amaçları belirlenmelidir. Bebeklik döneminde yaşamı sürdürmeye yönelik destek ve tedaviler ön plandadır. Çocuk büyüyüp geliştikçe
Bağımsız hareketini kazandırmaya yönelik rehabilitasyon ve diğer metodlar ön plana çıkar.
Ergenlikte önce eğitim, sonra iş, sosyal yaşam alanlarının belirlenmesi, evlenme ve çocuk sahibi olma gibi konular önem kazanır.
Tedavide öncelikler
1. İletişim
İletişim her yaşta sp’li olgunun en öncelikli gereksinimidir. Eğer çocuk iki yaşından önce anlaşılabilir sesler çıkarıyorsa konuşabilmesi ve çevreyle
Sözlü iletişim kurabilmesi beklenir. Konuşma güçlüğü olan çocuklarda sözel veya sözel olmayan yöntemlerle, iletişim arttırıcı özel cihazlarla, özellikle
Bilgisayar teknolojisinden yararlanarak çevre ile etkileşim sağlamak şarttır.
2. Günlük yaşam aktiviteleri
Aile aşırı korumacı bir tutum içine girerse çocuk kendine bakma yetilerini kazanamaz. Özellikle atetoid ve tüm vücut tutulumlu olgularda el becerisi
Zayıftır. Ülkemizde iş-uğraşı terapisinin yaygın şekilde uygulanmaması da tüm bunlara eklendiğinde sp’li olgularda kendine bakımın temel kapsamları olan yemek yeme, tuvalet ihtiyacını giderme, yıkanma, kişisel hijyen (taranma, traş olma, makyaj) ve giyinmede bağımsızlık sağlanamamaktadır.
3. Mobilite
Küçük çocuğun çevresini algılayabilmesi ve zihinsel gelişimi için en önemli gereksinim hareket edebilmektir. Erişkin dönemde de bağımsız olmak,
Sosyal yaşama katılmak ve mümkünse çalışabilmek için hareket gereklidir. Çocuk yürüyerek mobilize olamıyorsa tekerlekli iskemle ve mekanik
Yardımcılar kullanarak hareket sağlanmalıdır.
4. Yürüme
Aileler açısından en önemli gereksinim gibi görünmekle birlikte ergenlik dönemi ve sonrasında bağımsızlık ve sosyal gereksinimler ön plana çıkmaya başladığında son sıraya düşer. Çocukluk döneminde mobilite gereksinimi ön plandayken ergenlikten itibaren sosyal kimlik ve bağımsızlık ihtiyacı belirginleşir. Çocuklar üstlenebilecekleri sorumlulukları almak için özendirilmeli, bu amaçla yapılan iş-uğraşı terapisi küçük yaşlarda başlamalıdır. Uygulanan tüm terapiler çocuğun günlük yaşamını kolaylaştırmaya ve onu mutlu kılmaya yönelik olmalıdır.
Hangi çocuğun yürümesi beklenir?
Dokuz aya kadar baş kontrolünü kazanan, 24 aya kadar bağımsız oturabilen,30 aya kadar emekleyen çocukların yürümesi beklenir. Yirmi aya kadar başını tutamayan ve 4 yaşına kadar bağımsız oturamayan çocukların yürüme potansiyeli çok düşüktür.
Bağımsız bir yaşam sürmeyi ve meslek edinmeyi zorlaştıran etkenler
1. Mental retardasyon
2. Engelliliğin ağırlığı
3. Uzun süreli terapi programları nedeni ile toplum hayatından uzak kalma
4. Ailenin çocuğun engelliliğini kabul edemeyişi ve çocuğa aşırı korumacı tavır takınması
5. Sosyal, kültürel ve ekonomik faktörler
Sp’nin tedavisi var mıdır ?
Merkezi sinir sistemindeki lezyonu iyileştirecek başarısı kanıtlanmış bir
Tedavi yoktur. Ancak beynin sağlam bölgeleri hasarlı bölgelere ait fonksiyonları üstlenir, yeni sinapslar oluşur ve 5-6 yaşına kadar beyindeki nöronlar yeniden organize olurlar, buna bağlı olarak bazı fonksiyonlar kısmen kazanabilir. Bu sürece nöronal plastisite denmektedir. Nöronal plastisiteyi hızlandırmak için nörofasilitasyon terapisi olarak bilinen bobath, vojta, duysal entegrasyon gibi bazı yöntemlerin erken aylardan itibaren uygulanması ile başarılı sonuçlar bildirilmektedir. Ancak gerek bebeklik döneminde sp tanısının kesinleşmesinin güçlüğü, gerekse hastalığın ilk senelerde spontan iyileşme potansiyeli olması nedenleri ile bu tedavilerin başarısı bilimsel olarak kanıtlanamamaktadır. Sp’nin kökten tedavisi yoktur, çeşitli yöntemlerle engelliğin azaltılması amaçlanır. Fiziksel, bilişsel fonksiyonları ve iletişim kapasitesini engelliliğin izin verdiği sınırlar içinde arttırmak, sp’li bireyin ve ailesinin ruhsal dengelerini kurması ve korumasına yardım etmek için de elden gelen yapılmalıdır.
1- Medikal tedavi
A. Beslenmeyi düzenlemek
B. Nöbetleri durdurmak
C. Genel sağlık önlemleri (aşılama)
D. Spastisite ve hareket bozukluğunu azaltmak oral medikasyonlar
İntratekal medikasyonlar kemonöroliz fenol botulinum toksin
2- psikolojik tedavi
3- özel eğitim
4- fizyoterapi
5- ış – uğraşı terapisi
6- ortezler
7- ortopedik tedavi, düzeltici alçılama, cerrahi tedavi
8- nöroşirürjik girişimler, talamotomi, derin beyin stimulasyonu
Selektif dorsal rizotomi
9-elektrostimulasyon
Fonksiyonel elektrik stimulasyon yöntemleri,repetitif manyetik stimulasyon
Tedavi yöntemleri
Hekim ve terapistin en önemli görevi her çocuk için beklenen fonksiyonel prognozun belirlenmesidir. Prognozu belirlerken ve tedavi şemasını
Yaparken çocuk en az 2-3 aylık aralarla ve mümkünse değişik ortamlarda değerlendirilmelidir.
Bu dönemde evde veya terapi ünitesinde uygulanacak egzersizlerle çocuk izlenmelidir. Altı ay ila bir yıllık izlemden sonra çocuk için genel bir
Prognoz belirlenebilir. Bu dönemde çocuktan beklentiler aileye yumuşak bir dille aktarılmalı, gerçekleşmesi mümkün olmayan hedefler ortaya
Konmamalıdır. Ortezleme, ilaç, egzersiz gibi konservatif tedavi yöntemleri sürdürülmeli, invazif tedavi girişimlerine ilişkin kararlar ailenin durumu
Anladığı ve kabullendiği dönemin sonunda aile ve mümkünse çocukla birlikte alınmalıdır. Sp’li bireyin toplum yaşamına katılabilmesi için toplumun da özürlüler için gerekli koşulları hazırlaması gerekir.
  • •  Serebral Palsy Nedir?
  • •  Serebral Palsynin Seyri
  • •  Serebral Palsynin Problemleri
  • •  Serebral Palsy Tanısı ve Muayenesi
  • •  Serebral Palsy Görüntüleme
  • •  Serebral Palsy Değerlendirmesi
  • •  Motor Değerlendirmesi
  • •  İş Uğraşı Değerlendirmesi
  • •  Serebral Palsy Rehabilitasyonun Planlanması